Eğitimde değişim, hedef kitle açısından en zor kabul gören değişimlerden biridir. Bunun en önemli sebeplerinin başında, varolan koşulların hiç yoktan iyidir bakış açısı ile değerlendirilmesi ve geleneksel yaklaşımlara kendilerini çok iyi adapte ederek yerlerini sağlamlaştırmış bireylerin, değişimi kendilerine bir tehlike olarak görmeleridir.

Eğitimde değişimi savunanlar, değişim sürecinde beş farklı rolden bahsederek, bu rolleri göçmen topluluklar üzerinden betimleme yoluna gitmişlerdir. Eğitim reformlarına ön ayak olan, bu reformları organize eden ve rol oynayan kişilerin, bu rollerin kimlik ve karakteristiklerini iyi bilerek planlarını bu doğrultuda yapmaları tavsiye edilmektedir.

Schlechty (1993) değişim sürecinde kişilerin sahip olduğu bu beş farklı rolün temel karakteristiklerini aşağıdaki gibi listelemektedir:


Trailblazers (Öncüler, Yol Açanlar)

  • İlk adımı atanlardır ve kimsenin gitmediği yerlere doğru ellerinde bir yol haritası olmadan harekete geçebilirler.
  • Aldıkları kararların artı ve eksilerinden emin olmaya gerek duymadan hareket ederler.
  • Açık görüşlü ve vizyonerlerdir. Yenilik, değişim ve risk almaktan haz duyarlar.
  • Yüksek egolu ve görevleri ile ilgili saplantılıdırlar. Dolayısıyla, bir topluluğun parçası oldukları ve etrafındakilerle fikir alışverişinde bulunmaları sürekli hatırlatılmalıdır.

Pioneers (Önderler, Liderler)

  • Öncüleri yakından takip ederler.
  • Gidecekleri yerler daha iyi olduğu takdirde, yol almaya ikna olurlar. Çıkacakları yolculuğun, risk almaya değer olduğuna inanmalıdırlar.
  • Maceracı ve risk almayı severler.
  • Değişim için motive edilmeye ihtiyaç duymazlar.
  • Ekipler oluşturarak, toplulukları bir araya getirirler.
  • Öncülere göre çok daha iyi ve güçlü iletişim kurabilirler.

Settlers (Göçmenler, Yerleşimciler)

  • Gittikleri, göçtükleri yerlerin, yaşadıkları yerden çok daha iyi olduğundan emin olmak isterler.
  • Gittikleri yerlerin, izledikleri yolların güvenli olduğunu bilmek isterler.
  • Yalnız seyahat etmezler.
  • Detaylı ve dikkatli çizilmiş bir yol haritasına sahip olmak isterler.
  • Onları gittikleri yerde neyin beklediğini bilmek isterler.
  • Cesurdurlar fakat maceracı değillerdir.
  • Değişime gerek olduğuna ve değişimin başarıya ulaşacağına ikna olmak isterler.
  • Öncü ve liderlerin aldıkları yolu ve gittikleri yeri görmek, onlarla iletişim kurmak isterler.
  • Güçlü, tutarlı ve güven verici bir liderliğe ihtiyaç duyarlar.

Stay-At-Homes (Evde Kalanlar)

  • Kötü niyetli değillerdir, fakat değişimdeki rolleri önemsizdir.
  • Liderlerden yüksek ilgi görürler, çünkü liderler sıklıkla onların onayına ihtiyaç duyarlar.
  • Etkili liderler, evde kalanlar üzerinde çok fazla enerji harcamanın akıllıca olmadığını bilirler.
  • Diğerlerinin göç ettikleri yerleri ara sıra ziyaret edip görmek isterler.
  • Bu kişilerin değişim sürecinde ihmal edilmeleri ve bulundukları yerde ilgilenilmeleri (harekete zorlanmamaları) tavsiye edilir.

Saboteurs (Sabotajcılar, Baltalayıcılar)

  • Değişimi durdurmak için aktif olarak çalışırlar.
  • Hem kendileri keşfedilmemiş yerlere gitmeyi red ederler, hem de diğerlerini vazgeçirmeye çalışırlar.
  • Risk almaktan korkmazlar ve yalnız savaşçılardır.
  • İzole edilme ve dışlanma onları daha fazla motive eder.
  • Nerede olduklarına bağlı olmaksızın problem çıkarırlar.
  • Bu kişiler için en doğru yaklaşım, onları dışlamak yerine içeride tutup gözlem altında tutmak, yaptıklarının etkisi fazla hissedilmeden durdurmaktır.
  • Öncü ve liderlerin sabotajcıları dinlemeleri ve ders almaları tavsiye edilir.
  • Sabotajcıların, bir zamanlar öncü ve lider oldukları, ya gerekli desteği göremedikleri ya da diğer öncü ve liderler ile iletişim kuramadıkları için değişim karşıtı hale geldikleri düşünülür.

Her ne kadar öncüler ve liderler karakteristik özellikleri yönünden değişim adına vazgeçilmez olsalar da, tamamını öncü ve liderlerin oluşturduğu bir topluluğun değişimde başarıya ulaşması çok zordur. Geride kalanların öncü ve liderlere yükledikleri baskı ve sorumluluklar, bu kişilerin attıkları adımları daha detaylı düşünerek değerlendirmelerini, arkalarındakilerin sorumluluklarını daha fazla hissetmelerini ve dolayısıyla da daha rasyonel adımlar atmalarını sağlayabilir. Eleştiri önemlidir ve eleştiriyi en yoğun gösteren, hareket ve değişime en fazla karşı duranlar olacaktır.

Schlechty, Phillip C. (1993). On the Frontier of School Reform with Trailblazers, Pioneers, and Settlers. Journal of Staff Development, 14(4), 46-51.