Etiketler

,

PrintSTEM her ne kadar Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik disiplinlerinin biraraya getiren teorik ve kavramsal bir çerçeve olarak ortaya çıksa da, bu çerçeve içerisindeki her bir disiplinin eşit özgül ağırlığa sahip olduğunu söylemek zor. Fen Bilimleri ve Matematik disiplinlerinin eğitim kültürü içerisinde köklü bir yeri olması ve Fen Eğitimi programının bu reform hareketine ev sahipliği yapması bu iki disiplini doğal olarak öne çıkarıyor. Hali hazırda STEM entegrasyonunda dikkate değer bir odaklanmanın mühendislik üzerinde olduğunu ise hem ulusal raporlar hem de alandaki araştırmacılar belirtiyor. Buna karşılık özellikle K-12 ortamları dikkate alındığında, Teknoloji STEM disiplinleri arasında bilginin en az biçimselleştirildiği ve işlemselleştirildiği disiplin olarak ortaya çıkıyor. Birçok araştırmacı STEM’de teknolojinin rolünü mühendislik süreçleri sonucu ortaya çıkan bir ürün olarak görüyor. Dolayısıyla Teknolojinin bir disiplin olarak STEM hareketine getirebileceği bilgi, beceri ve okuryazarlıktan yoksun kalınabiliyor.

technology-662833_1280Aslında Teknolojinin genel anlamda eğitimdeki yeri üzerindeki hararetli tartışmalar 1989 yılında gerçekleştirilen Proje 2061 Teknoloji Panelinden sonra daha da yükselmiş durumda. Bu panel sonucunda proje direktörü F. James Rutherford ABD’nin Fen, Matematik ve Teknoloji alanlarında yapılacak kapsamlı bir reformdan daha acil bir önceliğinin bulunmadığının altını çiziyor. Bu doğrultuda gerek ulusal gerekse de uluslararası teknoloji odaklı birçok reform hareketi  ortaya çıkmakla birlikte hedeflere ulaşma noktasında tam bir başarıdan söz etmek zor. Örnek vermek gerekirse, teknolojinin eğitimdeki rolü ile ilgili reformların dört dayanak noktasını Thornsburg (1999) şöyle sıralıyor: modern öğrenme cihazları tüm öğrenciler tarafından erişilebilir olacak, dünyanın farklı yerlerindeki sınıflar çevrimiçi olarak birbirleri ile bağlanacak, eğitsel yazılımlar eğitim programlarının ayrılmaz bir parçası haline gelecek, ve son olarak öğretmenler teknoloji destekli öğretime hazır bir şekilde göreve başlayacak. Aradan geçen 16 yılda bu dört hedeften hangilerinin gerçekleştirilebildiği ya da gerçekleştirilebilir olduğu göreceli olmakla birlikte, ne yazık ki eğitim teknolojileri alanında yapılan çalışmalar teknoloji entegrasyonunda, özellikle de dijital kaynakların erişilebilirliği ve öğretmenlerin teknolojiyi kullanmadaki bilgi ve becerileri noktasında, gözle görülür engeller olduğunu gösteriyor.

Belki de STEM hareketinde Teknolojinin yerinin daha net çizgilerle belirlenmesiyle ortaya çıkacak bir mutual fayda ortamıyla hem STEM eğitimi hem de Eğitim Teknolojileri hedeflerine daha rahat ulaşılabilir. Rutherford’in da dediği gibi Fen ve Matematik disiplinleri Teknoloji ile ilgili anlam ve süreçleri kavrama da vazgeçilmezdir ve bu disiplinlerin teknoloji eğitimi ile entegrasyonu bilim ve teknoloji okuryazarı nesiller icin olmazsa olmazdır (1989).