Etiketler

Bu yazıya “Birine yardım mı etmek istiyorsun? Çeneni kapa ve dinle…” isimli TEDTalks sunumundan bir kesitle başlayıp sonrasında fikirlerimi paylaşacağım. Sirello hikayesini şöyle anlatıyor:

maxresdefaultBenim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz: “Zambezi nehrinin küçük dalgalanmaları” adında biz İtalyanlar’ın bir projesiydi. Zambiya insanlarına nasıl tarım yapacaklarını öğretecektik. Her neyse, Güney Zambiya’ya elimizde İtalyan tohumları ile inanılmaz güzellikteki Zambezi nehrinin aşağıya doğru aktığı vadiye vardık ve sonra yerel insanlara nasıl İtalyan domateslerini yetiştirebileceklerini öğrettik ve kabak ve… ve tabii ki yerel insanlar kesinlikle yaptığımız bu işle hiç ilgilenmediler, ardından gelip çalışmaları için ödeme yaptık ve bazı zamanlarda ortaya çıkmaya başladılar. Biz yerel insanlara şaşıp kalmıştık böyle güzel vadide, hiç tarımın olmamasına çok şaşırmıştık. Yerel insanlara “Neden hiç bir şey yetişmediğine” dair sormak yerine sadece: “Allah’a şükür, biz buradayız.” dedik. “Küçük bir zaman diliminde, Zambiya insanlarını açlıktan kurtarıyorduk”

Ve tabii ki, Afrika’daki her şey çok güzelce yetişti. İnanılmaz domatesler topladık. İtalya’da şu büyüklükteyken, Zambiya’da böyle kocaman yetişti. Biz buna inanamamıştık, Zambiyalılara diyorduk ki: “Bak, tarım yapmak ne de kolaymış”

Domatesler güzel, olgun ve kırmızıyken bir gece ansızın, nehrin öte yakasından 200 su aygırı ortaya çıktı ve bütün her şeyi yediler.

Ve biz Zambiyalılara diyorduk ki: “Aman Allah’ım, su aygırları!”

Ve Zambiyalılar dediler ki: “Evet, işte burada tarım olmamasının sebebi”

-“Neden bunu daha önce söylemediniz?”

-“Hiç sormadınız ki.”

(Sirello,Want to help someone? Shut up and listen!, 2012)

Hikaye aslında çok tanıdık. Eğitim sisteminin yapılandırılmasındaki hiyerarşiyi göz önüne alarak aktörleri hikayedeki yerlerine oturttuğumuzda, günümüz eğitim sisteminin sorunları daha net ortaya çıkıyor. Eğitimdeki karar mekanizmaları tarafından  tasarlanan reformlar, çoğunlukla öğrenci ve hatta öğretmenlerin katkısından uzak bir şekilde hayata geçiriliyor. Fakat, olası başarısızlık durumda öğretmen ve öğrenciler hikayedeki Afrikalı yerlilerin aksine “Hiç sormadınız ki” deme hakkından dahi yoksun tutuluyor.

demirkol-4Mehmet Demirkol futbolu tanımlarken futbolcu ve taraftarların futbolun asli unsurları olduğunu ve geri kalan tüm bireylerin (yönetici, gazeteci vb.) yan unsur olduğunu belirtir. Buna rağmen, futbolu yan unsurların yönetmesinin içinde bulunduğumuz kaos ortamına sebep olduğunu ekler. Bu tanımlamayı eğitim bağlamına transfer edersek, temel unsurlar öğrenci ve öğretmenler, diğer tüm bireyler yan unsurlar olarak ortaya çıkıyor. Belki de eğitimdeki kaos ortamının sebebi Mehmet Demirkol’un çıkarımları ile paralel olabilir.

students-taking-exam-28838986Formal eğitim süresi boyunca neyi nasıl öğrenmek istedikleri noktasında fikirleri sorulmayan bireylerin, bu süreçler sonunda elde ettikleri değerlendirme sonuçlarına dayanılarak akademik açıdan yetkin olup olmadıklarına karar veriliyor. Bireysel farklılıklar gözardı edilerek, genellemelere bağlı geliştirilen öğrenme ve değerlendirme süreçleri sonucu olası başarısızlık durumunda ise tek sorumlu olarak yine bu öğrenciler görülüyorlar.

Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi kitabında ortaya attığı bankacı yaklaşım (banking concept of education) argümanı tam da bu soruna işaret eder. Bu yaklaşımda öğretmenler hazır bilgi parçalarını öğrenciye yatırmakta ve öğrenciler bunları bellemek ve tekrar etmek zorunda kalarak edilgen hale getirilmekte ve dünyayı sorgulamaktan çok, ona uyum sağlamaya teşvik edilerek bir ehlileştirilme sürecine sokulmaktadır (Ayhan, 1995, p. 200).

Özet olarak eğitimde çözülmesi gereken birçok sorun olduğu ortada. Ama yukarıdaki durumun da ortaya çıkardığı gibi eğitimdeki bu post-koloniyel yaklaşımın sona erdirilmesi, öğretmen ve özellikle öğrencilerin karar alma süreçleri içerisindeki pasif rolünün değiştirilerek program-öğretim-değerlendirme üçgeninin merkezinde konumlandırılması gerekiyor.


Büyüklerin her fırsatta ‘siz anlamazsınız’ diyerek çocukları konu dışı bırakmaya çalıştığı bir dünyaya eleştiri olarak yazılan Küçük Prens kitabından: “Bakın her şey nasıl da değişiyor. Ve bunun neden bu kadar önemli olduğunu büyükler asla anlayamazlar…” (Le Petit Prince, Antoine de Saint-Exupéry)


Ayhan, S. (1995). Paulo Freire: Yaşamı, eğitim felsefesi ve uygulaması üzerine. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 28, 193- 205.

Sirelli, E. (2012, September). Want to help someone? Shut up and listen! [Video file].