Etiketler

,

Bu yazının konusu tersyüz sınıflar (flipped classroom) olunca işin uzmanından yardım almaya karar verdim. Senenge (Sonny) Andzenge, University of Minnesota bünyesindeki akademisyenlere tersyüz sınıfların üniversite deslerinde uygulanması ile ilgili teknolojik ve pedagojik destek sağlıyor. Bunun yanısıra STEM Center’da aynı ofisi paylaşıp, kader ortaklığı yapıyoruz.

Öncelikle Sonny’nin tersyüz öğrenme tanımı ve uygulaması hakkındaki görüşlerini aktarıp, ardından bir iki cümle de ben ekleyeceğim.


Sonny: Gün geçtikçe bir yenisi ortaya çıkan teknolojilerin eğitime entegrasyonu noktasında tersyüz (flipped) öğrenme deneyimleri eğitimcilerin ve eğitim kurumlarının ilgisini çoktan çekmeye başladı. Diğer taraftan ortaya atılan her yeni akım gibi ‘tersyüz’ kavramı üzerinde de çok farklı görüş ve uygulamalar ortaya çıkmaya devam ediyor. Tersyüz öğrenme deneyimleri genel manada, eğitmenin hazırladığı çoklu medya ürünlerini (video gibi) internet üzerinden öğrencilerin erişimine sunması, ve akabinde öğrencilerin edindikleri kavramsal bilgiyi fiziksel sınıf ortamında problem setleri üzerinde kullanmaları fikrine dayanıyor. Diğer taraftan tersyüz sınıfların şu aşamada kullanımı daha çok ders ile ödevin yer değiştirmesi ile öğretmenin öğrencilere ödevlerini tamamlama ve sına10310176123_79de3a9760vlara hazırlanma noktasında yardım etmesiyle vuku buluyor. Önceliği bilginin kısa sureli ezberlenmesine dayalı başarı olan eğitim sistemlerinde tersyüz öğrenmenin bu şekilde uygulanması kesinlikle sürpriz değil. Fakat ne yazık ki bu tarz yanlış yorumlamalarla yol çıkılarak hayata geçirilen uygulamalar öğrenme üzerinde olumsuz etkilere dahi yol açıyor. 

Tersyüz öğrenme deneyimleri, öğrencilerin kavramları bireysel öğrenme tercihlerine uygun olarak öğrenerek, ortaya çıkan bilgiyi işbirliğine dayalı süreçler ile uygulamaya koymasını sağlama potansiyeline sahip. Böylece öğrenciler, basit süreçlerle elde edilebilecek kavramsal bilgileri bireysel olarak öğrenirken, daha kompleks problem çözme süreçlerini sınıf ortamının sağladığı sosyal öğrenme deneyimleri sonucu tecrübe edebilir. Burada en önemli nokta, tersyüz öğrenme ortamlarının tasarımının öğretmenler için içerik ve materyallerin yeniden organize edilmesinden çok daha kompleks pedagojik yetenekleri gerektirmesi.


Söz tekrar bende! Tersyüz öğrenme ile ilgili bu yazıda önemli bir noktanın altını çizmek istedim. Günümüze kadar uzanan eğitim uygulamalarına bakarsak, eğitim öğretmenin bilgiyi öğrencilere kendi perspektifinden ve kendi anlamlandırdığı şekilde kazandırmasına dayanıyor. Tersyüz öğrenme deneyimleri ise bu noktada çok önemli bir fırsat sunuyor. Öğrencilerin bireysel öğrenme sonucu edindikleri bilgiyle sınıf ortamına gelerek, bu bilgiyi akranlarına kendi bakış açılarından sunması, ve akabinde bu çok farklı deneyim ve düşünsel süreçlerle ortaya çıkan bilgi ve içeriğin, bir problem üzerinden sosyal süreçlerle anlamlandırılması farklı öğrenme teorilerinin pratiğe dökülmesine büyük bir olanak sunabilir. Sosyal yapılandırmacılık (Vygotsky), işbirliğine dayalı öğrenme (Johnson & Johnson), uygulama toplulukları (Lave & Wegner), ve en önemlisi eleştirel pedagoji (Freire) su an aklıma gelenlerden sadece birkaçı.

Sonuç olarak, tersyüz öğrenme deneyimleri eğitimcilere demokratik ve çok sesli bir eğitim ortamını vaadediyor.